Boş karanlık bir sokakta şarkı söyleyen küçük bir kızı dinlerken buldum kendimi.Korkularından uzak gibi görünüyordu.Kendi müziğini söylüyordu sanki hayatın ona vermek istemediklerine,elinden aldıklarına sesleniyordu.Sadece küçük bir çocuktu,karanlık bir sokakta tek başına bırakılmış küçük bir çocuk...
Yalnızlığın pençesinden hiç kurtulamamış korkak insanlar topluluğuyuz.Herşeyi büyüterek kendimizi yücelttiğimizi düşünüyoruz.Kendi dünyamızın efendileriyiz ama başka dünyalar çöplükten ibaret...Kapalı duvarlar arkasına gizlenmekten başka bir şey yapmıyoruz.Kendimize sürekli kapalı kutular inşa ediyoruz çünkü korkuyoruz! Kapıların arkasına gizlenerek yaşıyoruz hayatlarımızı.Hiçbir zaman kendi müziğimizi söyleyemeyeceğiz...
Biz böyle bir bataklığa batmışken bizden farklı duruyordu küçük kız.Masumiyetin silüet adeta.Gözleri derin bir su damlasını andırıyor sanki bütün insanlığın tarihi gözlerinde saklı.
Sürünen insanların yanından sessizce gidişini izliyorum.Kaçış değil sadece nefes alabileceği bir yer arayışı.
Belki de küçük ama özğür bir dünya kurucak kedine şarkılarını orada söyleyecek.Ve belkide daha korkusuzca daha derinler gidicek. Yaşamın kapalı kapılardan ibaret olmadığını bilerek.
Ve nedenleri sorucak neden kaybettiğini,neden kabullenmesi gerektiğini,neden bazılarını farklı,bazılarının daha özğür daha değerli olduğunu sorucak...Diğerlerinin yapamadıkları,korktuklarını sorucak...Ve Lora şarkı söylemeye devam edicek.
ah ah hepimiz kendimizi bulabilsek, kendi müziğimizi, ve hep masum, kirlenmemiş kalabilsek değil mi?
YanıtlaSilevet kendimiz olabilsek,keşke çocukluğumuzda ki o çocuk olarak kalabilsek...
YanıtlaSil