2 Eylül 2010 Perşembe

Sıradanlığa Duyduğum Nefret!


Sabahın 6'sı güneş yavaş yavaş kendine gelmeye başlamış,gözlerim daha önce hiç görmedikleri bir yerdeymiş gibi etrafı tanımaya çalışıyor.Yer aynı yer,yatıp kalktığım,gözlerimi ovumuşum her şey aynı kısa bir süre sonra gözlerimi kapatıp devam ediyorum yaşamaya.

Başumda ki kitaba bakıyorum yıllardır aynı ayıraç,her seferinde farklı sayfalarda,farklı dünyalarda,farklı kalemlerin dizelerinde gezip duruyor.Birgün önce bıraktığım yerden devam ediyorum,kahramanların dünyasına...Biraz sonra evde başlıyacak olan yaşam belirtilerini bekler vaziyette devam ediyorum okumaya.Gözlerim isyan edince dizeler arasında gezinmekten,tekrarda bırakıyorum kendimi uykunun kollarına.

Annemin mutfakta başlayan gününün tıkırtılarına uyanıyorum.Güneş kendine gelmiş,kahvaltısını yapmış ve görevinin başına geçmiş.Odaya bakıyorum aynı oda,herşey aynı değişen tek şey kitabın sayfaları...Kalkıp güne başlarken yapılması gerekenleri sırasıyla yapıyorum.Sıra da ne var diye düşünmeme gek yok çünkü hergün öncekinin aynısı. Zihnim aynı kordinatlar etrafında dönüp duruyor.Düşünmeden devam etmeliyim aksi halde bu kısır döngüye itiraz ederek çizgiyi geçmiş olurum.Bu da pek hoş görülmüyecektir.Binlerce insan hergün aynı şeyleri yaparken itiraz etmiyor da benim ne hattime! Sokaklarda aynı yüzler aynı ışıkta bekleyip devam edicekler yollarına.Ayakları aramadan,hiç yabancısı olmayan yollarda rehbersiz ilerleyip küçük masalarına götürücek onları,elleri kalemleri tutup aynı kağıtlara bir şeyler karalıyacak ve hayalleri her zaman ki gibi saklanıcaklar en ucra köşelere...

Farklı bir şeyler duymak istiyorum,farklı yüzler görmek...Kendimi bir robotmuş gibi hissetmeye başlıyorum.İçimde yayılmasını istemediğim o hissin her yanı kapladığını görmekten korkuyorum.Bu sıradanlık beni boğmaya başlıyor. Artık güneşin tekrarını izlemekten miğdem bulanıyor!

Koşmak istiyorum.Kollarımı açıp,rüzgarı hissederek koşmak....Yaşadığımı hissetmeliyim. Kendi yazdığım bir anı yaşamalıyım,diğerlerinden farklı, sırdanlıktan uzak bir an evet koşmaya başlamalıyım.

2 yorum:

  1. çok güzel anlatmışsınız.

    haklısınız. hayat monoton, sıradan.

    ama işte o hayatın içinde küçük, tatlı sürprizler de var.

    hayat basit olduğu kadar gizemli de.
    kederli olduğu kadar neşeli de.

    o hayatımız içinde güzeelikleri bulmak durumundayız.

    bakış açısı önemli di mi.

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle... ne kadar bakbiliyorsanız o kadar görürsünüz. hayatı renkli kılmak bizim elimizde ama arada mümkün olmaya biliyor...

    YanıtlaSil